NEO-KLASİKLER

Ingres

1780 –1867

Fransız Neoklâsik Ressam

Ingres (engr) kültürel muhafazakarlığın simgesi, geçmiş sanatsal geleneklerden derinden etkilenmiş ve 19. Yüzyıl Fransa ’sındaki yükselen Romantik tarza karşı Akademik Ortodoksinin koruyucusu olmayı seçmiştir.

Titizlikle çizilmiş resimleri, çağdaş romantik okulun duygusallığının ve renkçiliğinin karşıtı üsluptadır. Bir “anıtsal tarihi eser” sanatçısı olarak, Nicolas Poussin ve Jacques-Louis David geleneğinden gelse de onun sanat tarihindeki yerini hem kalem hem yağlıboya portrelerinin belirlediğine inanılır.

Biçim ve mekânda uyguladığı soyutlamalar Picasso, Matisse ve diğer Modernistleri etkilediği gibi onu Modern Sanatın da Habercisi-Öncüsü yapmıştır.

Sanat macerası, babasından aldığı ilk resim dersleriyle başladı, daha sonra gittiği Toulouse şehri Güzel Sanatlar Okulunda heykeltraş Jean-Pierre Vigan, manzara ressamı Jean Briant ve Neoklasik ressam Guillaume-Joseph Roques ’tan aldığı derslerle devam etti. Roques ’un Raphael hayranlığı genç Ingres üzerinde de etki bıraktı. Diğer taraftan, müzikal yeteneği de vardı, bilgi ve deneyimini kemancı Lejeune ‘den aldığı derslerle geliştirdi hatta on üç – on altı yaşları arasında Toulouse şehri belediye orkestrasında keman çaldı.

1797 ’de Paris ’e taşındı ve eğitimini pekiştirmek için Fransa ’nın en ünlü sanatçılarından David ’in stüdyosuna öğrenci ve çırak olarak girdi. İki yıl sonra, Ingres, “Paris Güzel Sanatlar Akademisi” resim bölümüne kabul edildi. 1801 yılında, Fransız hükümetinin, akademi sanat öğrencilerinin eğitimlerine burslu olarak dört yıl roma’daki “Fransız Akademi” sinde devam etmelerine olanak sağlayan “Roma Ödülü” nü “Agamemnon ’un Elçileri” adlı tablosuyla kazandı.

Ingres ’in tarzı aslında erken döneminde az çok belirginleşmişti. Daha sonraları tarzı pek te değişmedi. “Bilinmeyen bir kişinin portresi” çalışması ilklerinden biridir, 1797 tarihlidir, Louvre ’dadır, bu resme bakıldığında zaten neredeyse sanatçının her resminde karşılaştığımız belirgin anahatları, konturları ve paralel taramalardaki olağanüstü kontrolü görüyoruz.

“Bilinmeyen bir kişinin portresi” (bir insan portresi) gibi en eski çizimlerinden başlamak üzere sanatçının “Çizim sanatın esasıdır, üstünlüğüdür” inancını ve deyişini biliyoruz. Ona göre, “Renkler ancak çizime aksesuar olarak değerlendirilebilir ve çizmek sadece kontur üretmek değildir. Yapılan sadece çizgi çizmek değildir, çizgi aynı zamanda ifade, iç biçim, kompozisyon, modellemedir, resmin sekizde yedisidir, boyamak ta geri kalan sekizde biridir”.

Kıvrak çizgisiyle tanınan, kusursuzca yaptığı yanıltıcı İllüstrasyonlar ve dokularla izleyenleri şaşırtan Ingres Usta, eski bir tartışmayı da yeniden canlandırmış ve kendisini de tam merkezine koymuştu:

resmin en önemli unsuru, çizgi midir, yoksa renk midir?

Aslında, kariyerinin başlangıcından itibaren, Ingres, Antik Sanattan serbestçe çizgi, kompozisyon, renk, hikaye ödünç alıyordu, kullanıyordu, bunun farkında olan sanat profesyonelleri onu geçmişi yağmalamakla eleştirdiler, suçladılar.

Her katıldığında yapılan olumsuz eleştirilerden sıkılıp Paris Sanat Fuarı ’nı yirmi yıldan fazla bir süre boykot ettikten sonra, Ingres, 1855 Uluslararası Paris Fuarına katılmak istedi. Sergilediği 69 esere gösterilen eleştiriler farklıydı. Muhafazakâr eleştirmenler onu övdüler ve büyük geleneğin son büyük temsilcisi olarak tanımladılar, daha ilerici eleştirmenler ise onu modern çağa ve resimdeki çağdaş gelişmelere ilgisiz kalmakla eleştirdiler.

Hükümet, sanatçıyı önce Légion d’Honneur sonra daha da yüksek ödül olan Büyük Subay Rütbesine yükseltti, bu unvanı alan ilk sanatçıydı. 1862’de Ingres, Senato’ya atanan ilk Profesyonel Sanatçı oldu.

Ingres kariyeri boyunca özellikle portreler ve bazı tarihi resimler yapmış olsa da en popüler eserleri Nü Portrelerdir.

Ingres ’in bu türdeki başarısını artıran 1863 ’te yaptığı “Türk Hamamı” resmidir. Resimde bir grup kadın, hamam resmi olduğundan, doğal olarak çıplaktır. Sanatçının daha önce yapmış olduğu bazı resimleri çağrıştıran bu resimde sanatçı yine kadın bedenini, anatomiyi boş verip, soyutlama yaparak, eğip bükmüştür.

Ingres ’in yaptığı Osmanlı Sarayı Cariyeleri konulu resimlerin hayali kurgu olduğunu biliyoruz.  İlhamını, o devirde Britanya ’nın Türkiye Elçisinin eşi Bayan Mary Wortley Montague ’nün günlükleri ve mektuplarından aldığı anlaşılmıştır çünkü o dönemde söz konusu mektuplar ve günlüklerden oluşan kitap Avrupa ’da çok satmıştır ve gizemli Osmanlı Sarayına yönelik -görsellerin ve  hayallerin oluşmasında- da en etkili kaynak olmuştur.

1852 ’deki ilk hâli kare biçiminde tasarlanmış olan ve 1859 ’da Prens Napolyon ’a satılan “Türk Hamamı”, kısa bir süre sonra Napolyon ’un eşinin tepkisi nedeniyle sanatçıya geri döndü, resim üzerinde revizyon uygulayan Ingres imzaladıktan sonra resmi 1862 ’de o dönemde Paris ’te Courbet resimleri dahil önemli çıplak ve erotik resimlerden oluşan seçkin bir sanat koleksiyonuna sahip bir Türk diplomat olan Khalid Bey ’e sattı. Daha sonra resim 1917 ’de Louvre Müzesi tarafından satın alındı.

On dokuzuncu yüzyılın sonlarında birkaç sanatçı – özellikle de Edgar Degas ve Pierre-Auguste Renoir – doğrudan Ingres resimlerinden ilham aldılar, ancak Ingres ’in ünü ve gördüğü takdir asıl 20. Yüzyıl başlarında zirveye ulaşacaktır. Doğrusal Lirizm yanında eserlerinde mekân ve biçime getirdiği soyutlama ile gelecek çağın modern sanatının habercisi gibiydi, getirdiği farklılıklar ve yenilikler Pablo Picasso ve Henri Matisse gibi 20. Yüzyılın başındaki modern sanat avangardı devleri için mihenk taşı olmuştur.

Ingres ’in eserlerinin popülaritesi hep yükseldi, eserleri Louvre gibi en prestijli müzelerde yer aldı, sanatının cazibesi her devirde sanat öğrencilerini etkiliyor ve Ingres 19. Yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor.

Ingres, 1867 ’de, seksen altı yaşında, Paris ’te Quai Voltaire ’deki dairesinde zatürreden öldü. Père Lachaise mezarlığı’na gömüldü.

Kanımca sanatını anlatmak için en iyi tanımlama, tarzının “Neoklasisizm ve Romantizm’in Melezi” olduğudur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bilinmeyen bir kişinin portresi / Ingres

 

 

 

 

 

 

Başa dön tuşu