Bataclan
Jeff Koons – Paris Bataclan Katliamı anısına
Jeff Koons, 1980’lerin ortalarında, medyaya doymuş bir çağda, sanatın anlamını ve eşlik eden temsil krizini araştırmak zorunda kalan yeni bir sanatçı neslinin kilit taşıdır.
Bunun için düşünüp, yaptıkları hiç de öyle sanat dışı kolay işlerden değil tam aksine sanat tarihindeki birkaç akımı yeni bir kompozisyonda değerlendiren ve değişen zaman içinde bugünün insanının gerçeklerine paralel semboller bulmaktadırlar.
Koons, “kitlelerle iletişim kurma” gereği yönündeki sanatsal düşüncesiyle reklam, pazarlama ve eğlence endüstrisinin görsel dilinden yararlanmak istedi. Popüler ve seçkin kültür arasındaki sınırları test edercesine yaptığı şişme balon hayvan heykelleri, pleksiglas kaplı hoover elektrikli süpürgeleri, cam akvaryumlarda asılı basketbol topları, bir dönem eşi olan La Cicciolina takma adlı sinema oyuncusu ve İtalyan Parlamentosu Üyesine, Michael Jackson’a ve Pembe Panter’e atıfta bulunduğu porselen heykeller.
Aslında Koons, Dada ve Marcel Duchamp ’ın yolunda gitmekte, Minimalizm ve Pop referanslarını birleştirirken, sanatı geleneksel estetik hiyerarşisine yerleştirmiyor, onu bir meta olarak sahneliyor.
Koons’un yeni popüler kültürle ilişkili resim ve heykel tarzı, özellikle Sürrealizm ve Soyut Dışavurumculuk olmak üzere diğer sanat-tarihi referanslarını akıllıca ele alıp karıştırıyor. Yaptıklarının benzerlerini daha önce Salvador Dalí, Max Ernst ve René Magritte te denedi. Koons ta onlar gibi görsel oyunlar, eserin arkasında plan akışları ve Jackson Pollock Soyutlamalarına benzer yüzeye serbest silkmeler yapıyor.
“Puppy”’ – Köpecik heykelinde Koons, küçük köpek figürünü canlı çiçeklerle halı gibi kaplamıştır. Köpek şirin ve insanların duygusunu okşayan bir West Highland Terrier cinsidir. Görünüşe göre kontrolden çıkmış, devleşmiş, ama dikkatle inşa edilmiş, sıkıca kaplanmış, bir tür Çağdaş Kültür Analogu olarak ta okunabilir. Guggenheim Bilbao Müzesi önüne bekçi köpeği gibi konan ve izleyenlere keyif, sevinç veren bir sanatsal çalışma. Koons, tam kartpostallık bir görüntüyü yapmış, almış, güzel bir kentte önemli bir sanat müzesi önüne koymuş. Olmuş mu, seyredenler beğenenler o kadar çok ki, demek ki olmuş.




